GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-09-2021 21:52   Güncelleme : 07-09-2021 21:52

Yargıtay binasının açılışı dualarla değil de, vals ilemi yapılmalıydı?..

Değerli dostlarım, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Yargıtay yeni binasının açılış töreninde dualar okunması malum bir kesimi rahatsız etmiş.

Yargıtay binasının açılışı dualarla değil de, vals ilemi yapılmalıydı?..
Öyle ki işi Sayın Erdoğan ve açılışta bulunanlar aleyhinde şikayete ve dava açmaya kadar götürmüşler.
Ne olmalıydı vals ya da bale gösterisi mi?
Bunlar olsaydı yeterince laik mi olmuş olacaktık?
Bu zihniyet yüz senedir bu milletin başındaki örtüye, camisine, namazına karışmaktan başka bir şey bilmediği ve yapmadığı için şaşırdık mı? Hayır!

Oysa Türkiye ve dünya gündeminde neler oluyor, ABD, İran, Rusya üçlüsü arasında stratejik öneme sahip bir noktada bulunan Türkiye'nin,Afganistan'da da yaşanan son olaylarla beraber nasıl bir yol haritası çizmesi gerekiyor?

Ya da pandemi ile ilgili ne aşamadayız, yerli aşı konusunda hangi noktaya geldik, vaka sayılarında artış gözlemleniyor, bu konuda neler yapılabilir?

Ve "Okullar açıldı, eğitime katkıda bulunmak için ne gibi projeler üretebiliriz, gençler adına, gençlik adına, onları geleceğe hazırlamak adına teknolojiyi de temel alarak ne tür çalışmalar yapabiliriz?" Şeklinde ülke ve millet gündemini oluşturan çok önemli konular bunların hiç umurunda değil.

Bir yandan yaz boyu süren yangınların, ardından henüz hala devam eden selllerin yaraları kapatılmaya çalışılırken, kısacası faydalı işlerde faaliyet ortaya koymak için o kadar çok alan varken hiçbir şey yapmayıp, bir açılışta okunan duayı hedef almak nasıl bir akıl tutulmasıdır, nasıl bir zihniyettir?

Neymiş efendim, irtica hortlamış, şeriat gelecekmiş, laikliğe aykırıymış.
Unutmayın Başında Mustafa Kemal'in bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı da dualarla yapılmıştı.
Yargıtay Kurumu ilk kez Sultan Abdülaziz döneminde kurulmuştur ve o günkü adıyla Ahkam-ı Adliye Divanı olarak faaliyete başlayan kurum bugün de yargı faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Müslüman bir ülkede açılış için dua okumak, dualarla açılış yapmak kadar doğal ne olabilir ki? Neymiş din ve dünya işleri ayrı olmalıymış. Orada bir diyanet görevlisinin, bir im amın görev yapacağı söylenmedi,oraya bir din görevlisi atanmadı Sadece binanın açılışı için hayır dualar edildi. %90 Müslüman bir ülkede bir kurumu dualarla açmaktan daha doğal ne var?
Peki ne olmalıydı?

Malum belediyenin yaptığı gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi miili ve manevi açıdan çok değerli olan bir günde Şehitlerimizin, Gazilerimizin ve Mustafa Kemal'in resimlerinin önünde sahne yaparak valsle kutlama mı yapılmalıydı, bando takımını, orkestrayı getirip onlarla mı açmalıydı bu muydu istediğiniz?

Yüz sene boyunca laiklik elden gidiyor diye diye bu milletin dinine hakaret ettiniz, yetmedi sırf başındaki örtü nedeniyle genç kızlarımızın eğitim haklarını ellerinden aldınız. Siz dinle uğraşmaktan başka bir şey bilmez misiniz?

Neden orda Haham yokmuş, neden Ortodoksların, Katoliklerin lideri yokmuş. Siz bunu talep ettiğiniz zaman saltanat talebinde bulunuyorsunuz demektir. Çünkü bahsettiğiniz uygulama Osmanlı Saltanatı zamanındaydı. Cihan devletinin eyalet ve azınlık temsilcileri hakkındaki uygulamalarıydı bu bahsettiğiniz.

Biz Cumhuriyetle yönetiliyoruz. Daha Cumhuriyet'in laikliğin ne olduğunu bilmiyorsunuz ama sürekli bu ifadeler üzerinden isamlamofobi yayıyorsunuz.

Hala Tüğrkiye'de bir kesim, devletin dinsiz olması çabasında. Neredeyse devletin bütün kurumları dinsiz olsun istiyorlar. Bunun için de laikliği kullanıyorlar. "Laiklik dinsizlik midir?" deyince de "Ne alakası var canım toplumu ayrıştırmayın" diyorlar. Ne savundukları laiklikten haberleri var ne de demokrasiden. Bütün dertleri islam dini ve müslümanlar.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin bilinen bir tiyatro oyuncusu vefat etti, onun dostlarından birisi çıktı veda konuşması
yaparken şu kelimeyi kullandı "Türkiye 70 sene dini zihniyetli partiler tarafından yönetildi, buna rağmen tiyatro yapıyoruz, tiyatro yapmaya devam edeceğiz."

İfadelere bakar mıısınız? Ve bunları söylerken öyle bir ifadesi var ki sanki kıyafeti yüzünden okullara alınmamış, eğitimine izin verilmemiş, tiyatro yapması yasaklanmış. Yetmiş senedir bu ülkede tiyatro yasaktı da bizim mi haberimiz yoktu, tiyatro yapanlara ne zaman müdahale edildi?

Bu, yalan mağduriyet üzerinden karşı baskı oluşturm aktır. Bu zihniyeti çok iyi biliriz.
Korkmayın efendim korkmayın!
"Laiklik elden gidiyor, şeriatı getirecekler" dediğiniz kesim yirmi yıldır iktidarda. Ne laiklik elden gitti, ne şeriat geldi, ne tiyatronuza karıştılar, ne sinemanıza ne de başörtüsü yok diye, açık giyiniyor diye bir genç kızımız okullardan atıldı. Gayet demokratik bir şekilde isteyen istediğini giyiyor, istediği gibi eğitimine devam ediyor, tiyatrosunu da yapıyor.

İslamofobi üzerinden size ekmek yok artık, bırakın artık bu ayrıştırmacı tavrınızı işinize bakın.
Allah'a Emanet olunuz!