GÜNCEL
Giriş Tarihi : 06-01-2022 03:04   Güncelleme : 06-01-2022 03:04

Kazakistan'da yaşanan halk darbesi tesadüf mü yoksa sadece zamma isyan mı?..

Kazakistan'da yaşanan halk darbesi tesadüf mü yoksa sadece zamma isyan mı?..
27 Temmuz 2020 tarihli "Bir Portre" yazımın sonuç bölümü;
"Pandemi bitmeyebilir, şekil değiştirebilir ve hatta milyonlar ölümlü hale gelebilir.
Sadece bununla da kalınmayıp hepimizin şaşkınlığa düşeceği yönetim değişiklikleri, siyasi suikastlar, şirketlerin iniş ve çıkışları, parasal el değiştirmeler, Akdeniz'in daha da ısınması, ülkeler arasında donmuş sorunların sıcak çatışmalara dönüşmesi de dahil; hemen her şeyin, olmaz-olamaz denebilecek her şeyin olabildiğini/olurlaştığını/yaşandığını görebileceğiz.
İnanın artık her şey imkanat dahilindedir.
Çünkü tarihin örneğine şahit olmadığı ölçüde, kritik bir eşikte ve tarihte görülmemiş derece acımasız ve vahşi bir küresel av partisindeyiz..."

Bu yazımdan yaklaşık iki ay sonra, 29 Eylül 2020'de "Kaos'la başlayan süreç" başlıklı yazımda ise şunları dile getirmiştim;
"2025'lere kadar yerkürede olmaz denilen pek çok şey olurlaşmaya, vuku bulmaya ve su iyice bulanmaya başlayacak.
Çatışan etnisiteler mi dersiniz,
Din savaşları mı,
Dini gerekçeli terör mü,
Dondurulmuş sorunların yeniden sıcak çatışmalara dönüşmesi mi,
Parçalanan devletler mi,
Ülkelerde sokak hareketleri mi,
Adına ne derseniz deyin,
Her tür ve neviyle, "Kaos" her bir yanı saracaktır.
Bir yıl sonra, yani 2021'in Eylül sonlarına geldiğimizde "neredennn nereye…" geldiğimizi ve nereye doğru yol aldığımızı görünce bu yazdıklarımı hatırlamanızı tavsiye ederim."

Bu alıntıları neden yaptım?
Söyleyeyim.

Kazakistan karıştı.
Ve durulmuyor da…
Neden karıştı?
Doğalgaza yapılan %50 zamdan dolayı…
Peki, sizce gerçekten bu yüzden mi?
Değil tabi ki.

Çünkü Kazakistan, Türkî Cumhuriyetler içinde yapısal olarak belki de en güçlü devlet.
Hatta Azerbaycan'dan bile daha kurumsallaşmış bir yapı.
Türk Dünyası'nın "Aksakallı"sı Nazarbayev'in ülkesi.
Rusya ile en iyi ilişkilere sahip olan bir ülke.
Petrolü bol, tarımı güçlü, coğrafyası geniş ve diğer ülkelere nazaran halkı daha müreffeh, devleti daha kurumsallaşmış bir ülke…

Hal böyleyken, sadece doğalgaz zammı ve/veya hayat pahalılığı gerekçesiyle sokak hareketlerinin başladığını düşünmek; en basitinden, olayı doğru okumamak/neyin olacağını görememek ve basite kaçmak olur.
Yaşananlar çok boyutlu/çok amaçlı ve çok mesajlıdır.

Nasıl mı?

—Rusya'ya mesaj var.
Şöyle ki; "Sen Ukrayna'yı sıkıştırırsan ve bizi dinlemezsen, seni aşil tendonun olan Kazakistan'dan vururuz."
Unutulmasın ki, Kazakistan nüfusunun yaklaşık %20-25 civarı hala Rus.
Keza bu ülke, Rusya/Putin'in bölgedeki en büyük müttefiki ve denge unsuru…

—Domino etkisi mesajı var.
Bu olay diğer ülkeler nezdinde tetikleyici etki yapar ve halklara cesaret verir mi? Verir..
Bir nevi Arap Baharı zincirlemesi gibi.

—Kazakistan ve bölgede Nazarbayev etki ve etkinliği azalır mı?
Azalır ve hatta sıfırlanır.
Ki, bu süreç başladı bile…

—Kazakistan'ın, başta petrol olmak üzere yeraltı kaynakları ve özellikle devasa tarımsal alanları üzerinde el değiştirmeler gelebilir mi?
Çok muhtemeldir…

—Olayda Çin'e dair mesaj var.
Çin aleyhtarı olan Kazakistan, Rusya ve Putin'le olan iyi ilişkileri nedeniyle Kazak-Çin husumeti yok gibi davranıyordu.
Şimdi oluşacak/oluşturulacak yeni yönetim/yeni yaklaşımla yeni bir bölgesel denge oluşacak ve bu durum, Batı Cephesinin isteği şekilde teşekkül edecektir.

—Seçimli otoriter yönetimlere büyük mesaj var.
Şöyle ki; "güvende değilsiniz. Nasıl yapıldığı belli olmayan seçimlerle yönetime gelmeniz meşruiyet kazandığınız anlamına gelmez. Aynı Kazakistan'da olduğu gibi sokaklar vasıtasıyla gidersiniz/gideceksiniz" pratiğini, tüm benzer yönetimlerin gözüne sokuyor.


Peki, tüm bunlar nasıl oluyor ve ne olacak? Kazakistan'da olan bir olayı nasıl böyle yorumlayabiliyoruz?
Özellikle son üç senedir yazıyorum.
"Akıl ve Güç" deyip duruyorum.
Yeni Dünya Düzeni,
Yeni Yüzyıl,
Kaos/Kontrollü Kaos,
Pandemi,
Ekonomik Krizler diye sürekli tekrarladım/tekrarlıyorum.
Bu içeriklere muhtevi, belki de 15-20 makale yazmışımdır.
Yukarıda, sadece iki alıntı yaptım.

Artık eylem sürecine girildi.
Kazakistan'da işaret fişeği atıldı.
Burada olması önemli ve stratejikti.
Çünkü bahsettiğim bu "Akıl ve Güç", bir taşla birkaç kuş vurmayı ister ve tercih eder.
Vurmaya başladı bile…

Kaos'un pratik sonucu Kazakistan'la başladı ve akabinde Kelebek Etkisi de gelecektir.
Bu süreç Kazakistan'da başladı ama orada ve sadece orasıyla sınırlı kalmayacaktır.
Önümüzdeki günlerde başka başka ülkelerde ve hatta umulmadık coğrafyalarda öyle farklı ve ciddi gelişmeler yaşanacak ki; yeri en sağlam yönetimler/liderler/sistemler sallanacak ve hatta yıkılıp değişecektir.

Öyle çok uzak vadeden de bahsetmiyorum.
Bu iddiamın pek çoğu, pek çok ülkede 2022'de, yani bu sene içinde ortaya çıkacak/yaşanacak ve yeni düzen taşları döşenecektir.

Artık mıntıka temizliği bitti.
Pandemi ile oluşan/oluşturulan zeminde aksiyon başladı.

Amiyane deyişle, "Akıl ve Güç" gücünü göstermeye ve eline satırı alarak, ortaya çıkan ekonomik sorunlar üzerinden ülkelerin yönetimlerini yeniden dizayn etmeye başladı.

Peki sonuç alır mı?
Kesinlikle alır…
Ve özellikle belirtmeliyim ki; ekonomisi kırılgan/enflasyon karşısında zayıf/enerji-gıda ve petrol konusunda dışa bağımlı ülkeler en zayıf halkadır ve onlar için tehlike çanları çalmaya başlamış, yumurta kapıya dayanmıştır.
Hiçbir ülke bu furyadan azade kalamayacak, hiçbir yönetim kendini garanti göremeyecektir.

Bazı ülke yönetimleri apar-topar seçime gitmek isteyecek hatta gidecek ama ayakta kalamayacaktır.
Veya halkın ayaklanmasıyla sona ereceklerdir.

Tıpkı 29 Eylül 2020 tarihli yazımın son kısmında;
"Hele Ocak-2021'den sonra olanlara ve olacaklara bir bakın, görün ve yaşayın. Sonra oturup, yeniden konuşalım…
Bu konuda söylenecek o kadar çok şeyim var ki; ama şimdilik bu kadarıyla yetiniyorum." dediğim gibi, şimdi de diyorum ki;
Hele bir 2022'nin ikinci yarısına girelim, işte o zaman olanları görüp, olacakları yeniden konuşalım.

Çok şey olacak, çok şey…
Artık her şeyi muhtemel görecek ve hiçbir şeye şaşırmayacağız!..

Not:
Şunu da belirtmek isterim ki ve inancım tamdır ki, Türkiye bu dönemi en az zararla atlatacak yapıya, akla ve iktidara sahip ülkelerden biridir.


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.