GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-09-2021 05:20   Güncelleme : 03-09-2021 05:20

Böyle olmaz

İç ve dış siyasete bir ara vererek, bu yazıda, bana çok yerlerden ulaşan bir serzenişe, hatta gönül koymaya yer vereceğim.

Böyle olmaz
Beni tanıyan, takip eden herkes, 15 Temmuz ile alakalı hassasiyetimi bilir.
Elbette o gece şehid olan insanlarımız, masum ve silahsızdı ve kendilerinin emanet ettikleri silahlar ile, üniforma giymiş hainlerce şehid edildiler.

Elbette acımız, öfkemiz geçmeyecek, minnetimiz daim ve baki olacaktır.

Bunda hiç kimsenin zerre, miskal şüphesi olmasın!

Ancak, bu devletin uğruna, bu milletin uğruna, bu vatanın uğruna, geçmişte de günümüzde de şehid düşenler var ve maalesef gelecekte de şehidlerimiz olacaktır.

Ancak onlar, polis, jandarma, asker!

Ve işte tam da bu ailelerden yükselen bir kırgınlık, bir serzeniş var.

Sanki birinci ve ikinci sınıf şehidlik varmış gibi bir eda oluşturulmuş (haşa)!

Misalen İdlip şehidleri, Vodafone Arena polis şehidlerimiz, sınır ötesi şehidlerimiz.

"Abi ilk yedi gün, basın ordusu ile gelenin, gidenin haddi, hesabı yoktu!
"Ne isterseniz, emriniz olur, olmuş bilin."
Gibi bir sürü sözler verildi.
Ama sekizinci gün ne selam ne sabah."

Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkililerini, hasseten tenzih ediyorum.

Ancak ne görev yaptıkları birlik/birimler ve Valilik/Kaymakamlıklar, ne de Belediyeler.

Maalesef ya tam alaka kesilmiş ya da yarım ağızla ilgi!

Bu ülke için verilebilecek en kıymetli varlıklarını, eş, oğul, kardeşlerini vermiş olan insanlar, bunu mu hakkediyor?

Hadi, 15 Temmuz şehidlerimizin yakınları, Gazilerimiz, her sene en azından bir gün de olsa, Külliye tarafından ağırlanıyorlar.

Peki, Asker/Polis/Jandarma yakınları?

Bazıları ile Sayın İçişleri Bakanımız görüşse de yedi kere randevu talep edip de halen ulaşamayanlar var.

Tek arzuları, Sayın Erdoğan ile bir kere bile görüşüp, dertleşmek olan Şehid yakınlarına, neden bu imkân verilmez?

Ben şahsen Sayın Başkanın buna karşı olacağına, zinhar inanmam.
Peki bazıları kıraldan kıralcı mı oluyor, kuraldan kuralcı mı oluyor.

Evlat acısı, bir ömür boyu sürer.

Ne bir para ne bir servet, bu acıyı asla dindiremez.

Ve bu acı ile yoğrulan bir Anne/Baba/Kardeş'e, böylesi bir istek neden yerine getirilmez ki?

Hele de oğlunu son bir kez, tabutun içinde bile, son bir kez göremeyen bir Anneye, bu niçin vefa görülür?

Burada daha yazabileceğim, çok fazla şey var.

Ancak devletime sevgim ve saygımdan dolayı yazmayacağım.

Sayın Devlet büyüklerinden ricaları şu:
"Lütfen bizimle ilgilenin.
Para değil, pul değil, ilgi ve alaka!"

Bu yüce milletimizin Devleti için, hiç de zor olmasa gerek!

Çünkü böyle olmaz.
Şehid arasında, yakınları arasında bu kadar ayrılım yapılmaz.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam